Nükleer Santraller


Bu makale 2015-04-27 14:26:23 eklenmiş ve 1610 kez görüntülenmiştir.
Murat Yıldırım

Son günlerde haberlerde ve TV spotlarında Mersin'de temeli atılan Akkuyu Nüklear Santraline dair görüntüleri bolca görmeye başladık. Peki nükleer enerji santralinin diğer elektrik santrallerinden farkı nedir?

Öncelikle nükleer enerjinin dünyada kullanılma oranına bakalım. Dünyada üretilen elektrik enerjisinin % 17'si nükleer enerji santrallerinden üretilmekte olup halen 31 ülke elektrik ihtiyaçlarının dörtte üçünü bu yöntemle karşılamaktadır. Halihazırda yeryüzünde 400'ün üzerinde nükleer santral faaliyet göstermektedir.

Elektrik üretimi temelde aynı prensiplere dayanır. Basitce anlatmak istersek türbin denilen jeneratöre bağlı aksamın dönmesi sayesinde jeneratörde elektrik üretilir. Hidroelektrik santrallerde bu dönme işi yüksekten düşen suyun çarpma etkisiyle gerçekleştirilirken termik santrallerde bu işlem kızgın su buharınnı türbinlere yüksek basınçla çarptırılması neticesi oluşur. Termik santrallerde suyun kızgın buhar haline getirilmesi kömür, doğalgaz, petrol gibi fosil yakıtların yakılması sonucu elde edilen ısı ile sağlanmaktadır. Nükleer santrallerde ise zenginleştirilmiş uranyumun tepkimeye sokulması sonucu bölünmesi sonucu çok yüksek miktarda enerji açığa çıkar. Bu enerji suyun ıstılıp buhar haline getirilmesi için kullanılır. Yani fosil yakıt kullanılan termik santrallerle nükleer santrallerdeki nihai amaç suyu buhar haline getirip türbinlere püskürterek dönmesini sağlamaktır. Temel olarak suyun ısıtılması sırasında kullanılan yakıt türünün farklıklık gösterdiğini söyleyebiliriz.

Nükleer santraller fosil yakıt kullanılan termik santrallere oranlar çevreye çok daha az zarar verirler. Tabi zarardan kasıt kömür yakan santrallerin çevreye verdikleri zararlardır. Doğalgazla çalışan termik santraller çok az miktarda zararlı gaz salınımı yaparlar fakat bilindiği gibi doğalgaz en azından ülkemiz açısından dışa bağımlılığın olduğu bir yakıt türüdür. Netice itibariyle kurulumu ve işletmesi sağlıklı yapılan bir nükleer enerji santralinibn çevreye verdiği zarar asgari düzeydedir.

Avantajları yanında nükleer enerjinin riskli yönleri de bulunmaktadır. Bu santrallerde kullanılan uranyumun zenginleştirimesi aşaması radyoaktif kirlenmeye sebep olmakta ve kullanılan uranyumun atıklarının doğaya zarar vermeyecek şekilde taşınması ve muhafaza edilmesi ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Ayrıca santrallerdeki nükleer tepkimeler çok iyi kontrol altında tutulmalı dışarıya herhangi bir sızıntı ihtimaline karşı hem inşa aşamasında hem de işletme sırasında emniyet unsurları azami düzeyde göz önünde tutulmalıdır. Çernobil felaketi yakın zamandaki en trajik örnek olarak gösterilebilir.

Nükleer santrallerin olası bir doğal afetten en az düzeyde etkilenmesini sağlamak amacıyla gerek yer seçiminde gerek kurulum aşamasında güvenlik açısından her türlü risk hesaba katılmalıdır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 


ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları

Sivas Haber - Sivas, Sivas Haberleri
© Copyright 2017 Sivas Haber. Tüm hakları saklıdır.
Teknoloji
Apple
Google
Facebook
Twitter
Spor
Fenerbahçe
Beşiktaş
Trabzonspor
Sivasspor
İlçeler
Divriği
Şarkışla
Suşehri
Yıldızeli
Politika
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
Büyük Birlik Partisi
Dünya
Amerika Birleşik Devletleri
Suriye
Azerbaycan